ACININ BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Mehmet AĞAR

Mehmet AĞAR

ACININ BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ

05 Mayıs 2019 - 18:04

Birçok yazımda ve konuşmamda şunu vurgularım; devlet ve siyaset insanoğlunun geliştire geliştire günümüzdeki haline getirdiği bir kurumdur. Bundan dolayı siyaset kurumu insanın fıtratından etkilenir. Antik çağ filozoflarından tutun modern siyaset düşünür ve teorisyenlerine kadar bu mevzuda kafa yoran herkes insanın doğasını irdelemekle işe başlar. Merak edenler siyasi düşünce tarihi kitaplarına bir göz gezdirebilir. Machiavelli mesela, insanın sevgi ve korku duygularını kıyaslar. Siyaset ve yönetimde korkunun sevgiye daha ağır bastığını iddia eder. Benzer ölçütlerle yönetim anlayışını yazar ünlü kitabı Prens’te.  Bunlar göz önüne alındığında şöyle denilebilir ki, siyasal, toplumsal olayları değerlendirirken temel insani duygulara bakmak doğru bir tahlil için çok önemlidir.

Temel insani duygulardan olan acı, son iki yıldır aklımı kurcalayan bir mevzu. Birbiriyle didişen akrabaların, yakınların, arkadaşların en çok acıda bir araya geldiklerini ve birleştiklerini gördüm. Ulusal anlamda tarihi seyir içinde en çok kenetlendiğimiz zamanlar, acının çok olduğu; kıtlık, savaş, doğal afetler ve benzeri durumların yaşandığı anlardır. Hatta bırakın bu durumlarda dostların yakınlaşmasını; düşmanların dahi bir araya geldiklerini görmekteyiz. Güzel ve iyi günlerde başarılamayan birliktelik; kötü ve zor zamanlarda gerçekleşiyor.

31 Mart yerel yönetimler seçimlerini değerlendirirken de bu noktanın kaçırılmaması kanaatindeyim. Çünkü haklılık payı olsa da her şeyi dış güçlerle izah etmek, elimize bir şey kazandırmadığı gibi doğru analizlerin de önünü kapatır. Ben, dört benzemezler olarak nitelendirilen Millet İttifakı’nın birleşmesini, acının birleştirici gücü olarak görüyorum. Hakikaten fikriyatları, dünyaya bakış açıları, siyasal organizasyonları bakımından birbirinden keskin hatlarla ayrılan bu dört benzemezin bir araya gelmesinde; psikolojik ve duygusal planda acıdan daha güçlü bir etken olamaz. Haklı veya haksız; doğru ya da yanlış gibi bir yargıdan kaçınarak şunu diyorum: Millet İttifakı’nın her parçasının bir şekilde, bir nedenle AK Parti’den ve müttefiği MHP’den duyduğu bir rahatsızlığı vardı. “Biz niye iktidar olamıyoruz, onlar neden her zaman kazanıyor” gibi basit bir kıskançlığın bile verdiği acı büyüktür. Yine tekrarlıyorum haklı veya haksız nedenlerle duyulan acılar, bu dört benzemez olan CHP, HDP, SAADET ve İYİ Parti’yi bir araya getirdi. Acı, bunları bir araya getirmekle kalmadı, netice almalarını sağlayacak bir noktaya getirdi. Bediüzzaman’ın güzel tabiriyle "Samimi ihlas, şerde

dahi olsa neticesiz kalmaz." Neticesiz de kalmadı. Kendi hırslarında ve acılarında hatta samimiyetsizliklerinde o kadar samimi oldular ki şer cephesinde ihlasla çalıştılar ve kısmen de başarılı oldular.

Diğer tarafta Cumhur İttifakı, yani AK Parti ve MHP tabanının sonuç değiştirecek sayıdaki seçmeni, farklı gerekçelerle sandığa gereken ilgiyi göstermedi ya da Millet İttifakı’na yöneldi. Keskin farklarına rağmen birçok ortak noktası da bulunan AK Parti ve özellikle MHP seçmeni, tarihsel acılarını bir kenara bıraktı ve unuttu. Kimin karşısında ne için ittifak yaptıklarını pek de önemsemediler. AK Parti seçmenin azınlık bir kısmı ise ekonomik nedenlerden ve kendi tabanları içindeki hiyerarşi ve üstencilikten duyduğu acıyla, kendi partisine küstü. MHP içinden Cumhur İttifakı’nın; beklenildiği gibi desteklenmediği de seçim sonuçlarından belli oluyor. MHP için çok büyük bir sorun teşkil etmeyecek bu durumun kaynağında MHP’nin genç tabanında, AK Parti ile özellikle sayın Cumhurbaşkanımızla yaşamış oldukları kuyruk acısının yattığını düşünüyorum. AK Parti cenahında da benzer duygular yok değildi. Ancak parti disiplinine aykırı bir davranış sergilenmedi. İstemeye istemeye MHP’ye oy atan AK Partililer de oldu.

 Doğu ve Güneydoğu’da oyların yükseldiği ve belediyenin kazanıldığı illere bakıldığında ise bu illerin AK Parti’de olmaması dikkat çekicidir. Yani buralarda AK Parti’den duyulacak bir acının izahı yoktu. Doğal olarak halk acılarını HDP’den çıkardı. HDP bile Şırnak sonucunu hiç bu şekilde tahmin etmiyordu örneğin. Batıdaki Kürt oylarının Millet İttifakı’nda konsolide olmasının bir nedeni de seçim boyunca kullanılan milliyetçi ve sert söylemlerdir. Ilıman ve kararsız HDP seçmenin acılarına dokundurularak oraya kaydırılması elbette üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Netice itibarıyla Millet İttifakı’nın oyların geneli bazında mağlup olmasına rağmen önemli büyükşehirleri almasını sağlayan;

“Acının Birleştirici Gücü”dür.

MEHMET AĞAR

 

 

 

Bu yazı 457 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar