KÜL OLDU SAYIN GÜL
Mehmet AĞAR

Mehmet AĞAR

KÜL OLDU SAYIN GÜL

16 Mayıs 2019 - 16:25

KÜL OLDU SAYIN GÜL

11. Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül: Ki Refah Partisi’nde yenilikçi kanadın liderlerinden birisidir Gül. Ki AK Parti’nin kurucularından ve ilk başbakanıdır Gül. Ki yıllarca bakanlık yaptı Gül. Ki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2007’de, Recep Tayyip Erdoğan’ın, “adayımız kardeşim Abdullah Gül’dür” dediği Gül. Ki eşi başörtülü diye 367 garabeti ile karşılaşan Gül. Ki seçime sine-i millete gidilip, başta Recep Tayyip Erdoğan ve diğer AK Partililerin üstün gayreti ve milletin desteği ile çatır çatır Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül…

Çankaya’nın havasından mıdır, suyundan mıdır bilinmez ama Abdullah Gül; cumhurbaşkanı seçildikten bir süre sonra Recep Tayyip Erdoğan ile siyasi ayrılıklar yaşadı. Görevi bitince de AK Parti’nin hemen hemen hiçbir organizasyonuna katılmadı ve partiden uzak durdu. Tabi arada AK Parti taraftarı ve bazı troller tarafından sosyal medya lincine uğradı. Hainlikle, kraliçenin adamı, İngilizci olmakla, hatta ve hatta Fetöcülükle bile itham edildi. Bunlara katılmak ve birisini bile savunmak mümkün değil tabi. Şahsım adına bu yaklaşıma prim vermedim vermem de.

Abdullah Gül’ün, Recep Tayyip Erdoğan ile siyasi ayrılıklarını da pek tabii karşılayanlardanım. Tarihte, beraber yola çıkıp sonradan yollarını ayıran birçok hareket, lider var. Bu ayrılık da bunlardan birisi olabilir. Kimse “ayrı düşemez, farklı düşünemez, yok öyle bir şey” de diyemez.  Ki birçok noktada AK Parti’den ve Erdoğan’dan ayrı düşündüğünü deklare etti. Ama Erdoğan’a karşı çıkarken kimlerle saf tuttuğu önemlidir sayın Gül’ün.     Abdullah Gül’ün en son açıklaması YSK’nın İstanbul seçimini iptal etmesi üzerine oldu. Bu kararı 367 kararına benzetti. 24 Haziran seçimleri öncesinden başlayan kendini CHP’ye bir sevdirme çabaları var Gül’ün. Ancak, çok merak ediyorum Abdullah Gül'ün yanında durduğu bu CHP, "bir kere dahi 2007'de yapılan 367 garabeti büyük haksızlıktı, bizim CHP 'den de arkadaşlar o zaman bu hukuksuzluğa alkış tuttular, ayıp ettiler." dedi mi? Demediyse bu kadar omurgasızlık ne ile izah edilecek?

Sayın Gül'ün "YSK'nın İstanbul kararını güya 367 garabetine benzetmesini ve Erdoğan’a sallanan kılıcın başına demokrasi havariliğini takması”, bana Hz. Ali'ye karşı savaşanların mızraklarının ucuna Kur'an ayetleri takmasını hatırlattı. Not: Benzetmedir, mecazidir. Cehlin eline geçmesin. Yoksa başıma iş alırım. Bir başka açıdan ise şöyle görüyorum: Düşünün; Hz. Vahşi müslüman olmamış ve Hz. Hamza'yı şehit ettiği için hiç pişmanlık duymamış, özrünü dilememiş. Hz.Hamza'nın Müslüman kardeşi Hz. Abbas da Müslüman olmayan cahiliyedeki Vahşi’nin yanında oluyor ve bu halde de Hz. Hamza'nın şehadetine üzülüyor. Siz buradaki çelişkiyi hakikatperestlik olarak kabul eder misiniz? Sayın Gül’ün CHP ile ilişkisi buna benziyor. Kendisi Milli Görüş kökenli olduğu için bu teşbihleri gayet iyi anlayacaktır. Takdir tabiki milletindir.

Sayın Gül pekala, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı çıkabilir, parti de kurabilir. Vefasızlık kısımlarını geçiyorum; o mesele kendi şahsını ilgilendirir. Fakat ve lakin; başkasının nefreti üzerine bina edilen bir siyaset başarılı olamaz, olsa da kalıcı olamaz. Recep Tayyip Erdoğan’ın uğrana ölecek sevenleri vardı ve hala var. Sadece başkasından nefret ettiği için değil; onu sevdikleri için yanında durdular. Beraber yola çıktığınız Erdoğan’ın böyle bir siyaseti vardı. Peki senin yanında yanında duranlar ey Gül, seni sevdikleri için mi yoksa Recep Tayyip Erdoğan ortak nefretinden mi yanında? Peki sen ne diye CHP’nin yanında duruyorsun? Sende mi nefret …

Tüm bu çarpık ilişkiler, sonradan doğrucu davut olmalar; kendi celladı ile aşk yaşamalar, kendi kardeşlerine vefasızlıklar; Abdullah Gül’ün hakkı olan ve haklı olabileceği ya da zannedileceği muhalefet hareketini de daha doğmadan milletin nazarında bitirmiştir. Az bir şey kalmış ağırlığı da gitmiş oldu toplumda. Her şeyden de önemlisi; AK Partililerin hala gönüllerinin bir yerinde kalmış olan Abdullah GÜL sevgisi KÜL oldu.

Mehmet AĞAR

Bu yazı 845 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Enver
    1 ay önce
    Gül sevgisi kül fa*** olmadı sayın yazar, bunlar öyle slogan vari laflarla olacak şeyler de değil. Bütün yazının temel kabul noktası Sn. Erdoğan’ın her şeyi eksiksiz ve doğru yaptığı varsayımına dayanıyor. Bu bile tek başına bütün yazıyı çürütür. Partide onların olduğu yıllar ile onların olmadığı yıllar arasındaki kalite farkı da hemen hemen bütün göstergelerde okunabilir. Bugün geldiğimiz noktada ülkede adalet, eğitim, ekonomi başta olmak üzere her a***da uç seviyede bozulmalar var. Her ne kadar kalmasa da dava denilen şeyin bile ahlaki üstünlüğü kaybedildi neredeyse. Sorun kendinize, bugün hala iyi o*** taraf olduğunuzu düşünüyor musunuz? Neyse velhasıl kelam, Gül de Davutoğlu ve Babacan da zamanında tecrübe ettiğimiz kaliteli dava insanlarıdır. Bir vizyonları bir tahayyülleri vardır. Partinin ne yazık ki ne vizyonu ne de geleceğin nasıl olacağına dair bir hayali kalmıştır. Statükonun korunması çabaları ve vasatlığa mahkumiyet bize yakışmıyor. Umarım bi an önce partilerini kurarlar.

Son Yazılar